Güncel Konular
Güven Dolu Bu Ortama Sizleri de Bekliyoruz...
"HAYRİYE ŞAFAK HUZUREVİ” çağdaş ve modern çizgisi ile büyüklerimize insan sevgisinden yola çıkarak yatılı bakım hizmeti vermekte ve her geçen gün daha büyük bir aile olmaktadır. Profesyonel personel kadromuz, ferah modern binamızda kaliteli çizgimiz ile insan yaşamına saygı duyarak hizmet sunmaktadır.Uzman Doktor ve Diyetisyen denetiminde, kişiye özel beslenme programı, sağlık kontrolü için yaptığımız düzenli test ve tetkikler ve her zaman temiz bir ev konforuna sahip sağlıklı huzurlu ve mutlu bir ortamda konuklarımızın yaşam standartlarını arttırıyor, hayatın içinde kalmalarına destek veriyoruz.Konuklarımıza kaliteli bir yaşam sunmak kurumsal kimliğimizi tanımlayan en önemli unsurdur.

Güneşe ve Sıcağa Meydan Okumayın!
Güneşe ve Sıcağa Meydan Okumayın!
Sıcak havaların getirdiği diğer tehlikelerin arasında, özellikle yaşlıların ve kalp hastalığı geçirmiş olanların büyük risk altında olduğu güneş çarpması var.
     Yaz aylarında karşımıza en çok çıkan sağlık sorunlarından biri de gıda zehirlenmesi. Açıkta satılan veya bulundurulan yiyecekler, havaların ısınmasıyla sonu ölümle bile sonuçlanan gıda zehirlenmeleri için potansiyel tehlike oluşturuyor.

      Özellikle Kalp Hastaları Risk Altında
     Uzmanlar özellikle kalp hastalarını sıcağa karşı uyarıyor. Kalp hastası olan kişilerin kendini mümkün olduğunca sıcaktan ve yorgunluktan koruması gerektiğini belirtiyorlar. Derimiz, çevrenin ve vücut ısısının durumuna uyum sağlamada çok önemli bir rol oynar. Bunu çevrenin sıcağına göre damarların genişlemesini veya daralmasını sağlayarak yapar. Vücudumuzun sıcağa uyum göstermesinde terleme ve titremenin de önemli bir ayarlayıcı rolü vardır. Yazın aşırı sıcaklarda, sıcağa uzun süre maruz kalmakla en sık görülen aşırı halsizlik, yorgunluk hatta bitkinlik düzeyindeki tablolardır. Sıcak Çarpması (Güneş Çarpması) bu durumlardan biridir. Ortamın ısısının artmasıyla kişinin deri ve çeşitli organlarında oluşan temel değişiklikler yorgunluk yaratabilecek düzeyde güç sarfiyatını gerektiren her türlü bedensel faaliyette daha da artar. Böyle durumlarda kalbin işinin artması dakikadaki atım sayısı-kasılması da artar. Özellikle hipertansiyonlu, kalp yetmezliği yaşayan, koroner arter hastalıklı ve tedavi altındaki hastaların aşağıdaki maddelere dikkat etmeleri uygun olur. Bu kurallara uymadığınız takdirde hangi sebeple meydana gelmiş olursa olsun kalp yetersizliğiniz kaybolmuşken yeniden ortaya çıkabilir, hafiflemişken ağırlaşabilir. Kaybolmuş kalp ağrılarınız yeniden başlayabilir. Aşırı sıcaklarda ritim bozuklukları olabilir.

     Dikkat etmeniz gerekenler:
1- Fazla sıcağa maruz kalmayınız.
2- Yürüyüş ve gezintilerinizi sabah erken veya akşam serin saatlerde yapınız.
3- Yazın çok sıcak zamanlarında ve aşırı terlediğiniz dönemlerde su kaybınız artacağı için günde ortalama 2-2,5 litre su tüketin.
4- Terle birlikte vücudun elektrolit kaybı, özellikle sodyum (tuz) kaybı fazla olacağı için (tuz kısıtlamalı bir rejim içindeyseniz doktorunuzun fikrini alarak) yemeklerinize biraz tuz ilave edin.
5- Deniz kıyısında tatilde iseniz, kumda yatıp, güneş banyosu yapmayın. Denize sabah veya akşamüzeri girin. Denizde uzun süre yüzmeyin.
6- Eğer denizde dalma alışkanlığınız varsa dalmayın.
7- Tok karnına denize girmeyin.
8- Fazla yağlı, kızartmalı, ağır gıdalar yerine, bol sebze, haşlama veya ızgara, hafif gıdalar tercih edin. 9- Eğer şeker hastalığınız yoksa bol meyve yiyin.
10-Bacaklarınızda varis varsa, denizde belinize kadar olan bir su seviyesinde yürüyüş yapın. Asla kum banyosu yapmayın.
11-Hipertansiyonlu iseniz, tansiyon ilacınız fazla gelebilir, dozunu doktorunuza tekrar sorun.
12-Deniz ve sıcağa karşılık serin yayla tatilini tercih edebilirsiniz.

     Güneş Işınlarının Zararları Ve Korunma Yöntemleri :
    Yeryüzüne ulaşan güneş ya da ultraviyole (UV) ışınlarının insan ve insan derisi için pek çok faydasının yanı sıra göz ardı edilemeyecek zararları da vardır. Tüm biyolojik olayların başlaması ve sürdürülmesi, vitamin D sentezi, hastalık yapan mikroorganizmaların yok edilmesi ve insan psikolojisine olumlu etkileri ile güneş ışınlarının yaşamsal gerekliliği tartışılamaz. Ancak özellikle açık ten rengine sahip kişilerde bu ışınların güneş yanığı, deri kanseri oluşumu, çeşitli alerjik reaksiyonlar ve erken deri yaşlanmasına yol açtığı da bilinen gerçeklerdir.
    Bu ışınların deri üzerinde kısa sürede ortaya çıkardığı en bilinen zararlı etki güneş yanıklarıdır. Maruz kalınan UV süresine göre değişmek üzere birkaç saat veya birkaç gün içerisinde ortaya çıkan güneş yanıklarında deride önce kızarıklık ve ödem daha sonra sıcaklık artışı ve ağrı görülür. Ardından gelişen içi sıvı dolu kabarcıkların yırtılmasıyla deride soyulmalar ve hatta derin doku hasarları ortaya çıkabilir. Özellikle çocuklarda ve yaşlılarda ciddi seyreden güneş yanığı oluşumundan korunmak son derece önemlidir.
    Güneş ışınlarına uzun yıllar defalarca maruz kalma sonucunda deride UV nin geç dönem zararlı etkileri ortaya çıkar. Bunlar arasında deride leke oluşumu, çillenme, kabalaşma, erken yaşlanma ve deri kanserlerinin oluşumu sayılabilir. Açık tenli kişiler güneş ışınlarına karşı daha duyarlıdırlar. Ayrıca çiftçi, balıkçı, denizci gibi açık havada çalışan meslek gruplarında deri kanserine daha sık rastlanır. Deri ve deri eklerinden köken alan deri kanserlerinin farklı tipleri vardır. Bunların bir kısmı yıllarca iyileşmeyen yaralar şeklinde olup, uzak organlara yayılım yani metastaz yapmazken; bir kısmı ise erken yakalanmadığı takdirde birkaç yıl içinde ölümle sonlanabilmektedir. Ayrıca doğumsal veya sonradan oluşan bazı benlerin melanom adı verilen ölümcül deri kanserine dönüşümlerinde de güneş ışınlarının önemli etkileri vardır.
     Özellikle beton ve asfalt oranının çok yüksek olduğu kentlerde yaşayan insanlar, kırsal alanlarda yaşayanlara göre daha fazla ısı yüküne maruz kalmakta. Bunun ana nedeni kentlerde gölgelenmiş (doğal veya yapay) alanların az olmasıdır. Özellikle nemli, sıcak ve rüzgarsız hava koşullarında (bunaltıcı sıcak), güneşte kalma süresine de bağlı olarak, insanlarda halsizlik, bitkinlik, yorgunluk, çalışma isteğinin azalması, kaslarda kramplar, bayılma gibi sağlık sorunlarının yanı sıra şiddetli ısı çarpması sonucunda şuur kaybı, inme ve ölüm olayları da görülebilmektedir.
    Yaz aylarında güneşlenerek bronzlaşmak tenimize hoş bir görünüm sağlayabilir. Ancak, güneşin UV ışınlarına uzun süreli maruz kalmak ağrılı güneş yanıklarına neden olabildiği gibi; deri kanseri, derinin çabuk yaşlanması, katarakta bağlı körlük ve diğer göz sorunları gibi daha önemli sağlık sorunlarına da yol açabilmektedir. Bu konuda diğer bir risk faktörü de insanların deri tipiyle ilgilidir. Açık ten, göz ve saç rengi olan insanlar koyu ten, göz ve saç rengine sahip olanlara göre daha fazla risk altındadır.

    Güneş Altında Kalmanın ve Sıcağın Zararları
    Yazın açık havadayken hem güneş ışınlarının hem de sıcağın zararlı etkileri altında kalabilirsiniz. Güneş gören yerlerinizde yanıklar olabilir. Derin yanıklar kalıcı izler bırakabilir.
    Güneş deriyi kurutur, kırıştırır, erken yaşlandırır. Güneş ışınları deri kanserlerine yol açmaktadır. 18 yaşından önce güneşte uzun süre kalmış ve derisinde içi su dolu kabarcıklar gelişmiş kişilerde daha sonra herhangi bir deri kanseri gelişme riski iki kat yüksektir. Doğrudan güneşe maruz kalmak gözde katarakt oluşmasını kolaylaştırır.
    Yüksek ısı, sıcak çarpmasına yol açabilir. Sıcakta uzun yol yürüyenlerde, sokakta oynayan çocuklarda hatta doğrudan güneş altında olunmasa bile sıcak havalarda ateşin yükselmesi, terlemenin azalması, halsizlik, baş dönmesi, baş ağrısı, bulantı, iştahsızlık, bayılma ortaya çıkar. Ölüme bile yol açabilir. Sıcak en çok bebekleri ve 65 yaş üzerindeki insanları etkiler. Aşırı sıcaklardan ölümlerin dörtte üçü 65 yaşın üzerindeki kişilerde görülür ve tümü önlenebilir ölümlerdir. Vücudun su kaybı kalp krizlerine ve beyin damarlarında tıkanmaya yol açar.

    Güneşten ve Sıcaktan Korunmak İçin Neler Yapmalıyız?
    Yazın saat 10:00 - 16:00 arası güneşte kalmayın. Olabiliyorsa evinizden çıkmayın, ağaç ya da şemsiye altında, gölgede oturun.
    Susamamış olsanız bile sık sık bol miktarda su için.
Serinlemek için alkollü (örneğin bira) ve kafeinli içecekler (çay, kahve) yararsızdır, bunlar önce serinletir, sonra bedenin su kaybını arttırırlar.
    Altı aydan büyükler, güneşi doğrudan alan derilerine GKF (Güneş Koruma Faktörü)
15'den yüksek olan koruyucular sürmelidir ve bu uygulamayı iki saatte bir yenilemelidirler.
Kenarlı şapka giyin. Yüzünüz doğrudan güneş altında kalmasın.
Koyu renkli güneş gözlüğü takın. Gözlüğünüz güneş ışığının %90’ını emebilen özellikte olsun.
İnce, açık renk, bol giysiler giyin. Giysiniz güneş ışığının derinizi yakmasını önlesin ama terletip su kaybettirmesin.
    Sıcak toprak ya da kuma çıplak ayakla basmayın.
   Hafif yemekler, sulu yiyecekler (meyve, salata, çorba) yiyin. Yağlı, tuzlu, kuru yiyecekler vücut suyunu azaltırlar.
Sık sık duş yapın, serin su ile yıkanın.
Olanak varsa klima kullanın ya da sinema, kütüphane vb. klimalı yerlere gidin.
Sıcak çarpması belirtileri görülen birini hemen gölgeye çekin, serin suyla yıkayın, bileklerine, kasıklarına buz koyun. Bilinci açıksa su içirin, dalgınlaşıyorsa, bir hekime başvurun.
Copyright 2008 Hayriye Şafak Huzurevi
Oyun 1
Oyun 2
Oyun 3
Hayriye Şafak Yaşlı Bakım Ve Huzur Evi